B Hücreleri: Antikor Yapısı ve Fonksiyonları
- 31 Eki 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 28 Nis
B hücreleri yüzeylerinde kendilerine özel reseptörler taşır; bunlar kısaca BCR (B hücresi reseptörü) olarak ifade edilir. Her BCR türü yalnızca tek bir antijeni tanıyabilir. Her bir B hücresi yüzeyinde tek tür BCR bulundurduğundan, herhangi bir B hücresi yalnızca kendine özgü antijeni tanıma becerisine sahiptir.
B hücreleri bir lenfoid dokudan diğerine hareket ederek sürekli dolaşım ve gözetim halindedir. Bu gözetim esnasında kendisine özgü antijeni tanırsa aktifleşir. Aktifleşen B hücresi lenfoid organa ilerler; hücre bölünmesi ve farklılaşmasıyla plazma hücreleri ve hafıza hücreleri meydana gelir.

GÖRSEL Antijen hangi klonu aktifleştirir?
B hücresinin tam olarak aktive olması için iki sinyal gerekir. Birincisi antijenin BCR'ye bağlanmasıdır. Ancak bu tek başına yeterli değildir; yardımcı T hücrelerinden gelen kostimülasyon sinyali — CD40L ve CD40 etkileşimi — ikinci ve zorunlu anahtarı oluşturur. Bu çift sinyal zorunluluğu gereksiz antikor üretiminin önüne geçer.
Plazma hücreleri ve antikor üretimi. Plazma hücreleri antikor üretiminden sorumludur. B hücresini aktifleştiren antijen hangisiyse, ona özel antikor üretimi gerçekleştirir. Antikor; antijene uyum sağlayarak onunla birleşen ve vücut hücreleriyle etkileşime girmesini engelleyen protein yapılı moleküldür.
Plazma hücresi saniyede 2000 adet protein yapılı antikor üretimi gerçekleştiren protein sentezi fabrikasıdır.Plazma hücreleri 4-5 gün gibi kısa bir ömre sahiptir; ancak bu süre zarfında ürettikleri antikor miktarı olağanüstüdür. Üretilen antikorlar lenf ve kan yoluyla istila bölgesine taşınır.
Antikor yapısı. Antikorların diğer adı immünoglobulinlerdir (Ig). Temel yapıları Y şeklindedir: bir ağır zincir kısmı (kök/stem), bir bükülme noktası (menteşe bölgesi) ve iki hafif zincir (kol) yapısından oluşur. Dört polipeptit zincir disülfid bağlarıyla birbirine tutunur.

GÖRSEL Antikorun yapısı
Kolların ucunda antijen bağlayıcı kısımlar (Fab bölgesi) bulunur. Bir antikorun antijen bağlayıcı kısımları kendi alt grubundaki diğer antikorlardan bile farklıdır; bu sayede her antikor yalnızca kendine özgü antijeni tanır. Kök kısmı (Fc bölgesi) ise tüm aynı sınıf antikorlarda özdeştir ve antikorun nasıl fonksiyon göreceğini belirler.
"Antikorun kol yapısı çeşitli antijen tanıması sağlar, kök kısmı ise fonksiyon görme biçimini belirler."
Antikor sınıfları. Antikorlar beş alt gruba sahiptir: IgG, IgA, IgM, IgD ve IgE. Bu sınıflandırma kök bölgesinin yapısına ve fonksiyon görme biçimlerine göre belirlenmiştir. Beş sınıf aynı prensiple çalışsa da her birinin görev alanı farklıdır.
IgG, kan dolaşımındaki antikorların yaklaşık %75-80'ini oluşturur; bakteri ve virüslere karşı en spesifik yanıtları oluşturan ve hem birincil hem ikincil yanıtta görev alan sınıftır. Plasentayı geçebilen tek antikor olması nedeniyle anneden fetüse pasif bağışıklık aktarımını sağlar.
IgA mukoza zarlarında baskın olarak bulunur; ter, gözyaşı, mukus, tükürük ve anne sütünde yer alarak patojenlerin mukozal yüzeylere tutunmasını engeller. IgM ilk karşılaşmada üretilen ilk antikordur; pentamer yapısı sayesinde kompleman sistemini aktive etmede çok etkilidir.
IgE alerjik yanıtlar ve parazitlere karşı koruma ile ilişkilidir; mast hücreleri ve bazofillere bağlanarak histamin salımını tetikler. IgD ise B hücresi yüzeyinde antijen reseptörü olarak işlev görür.
Antikorlar beş alt gruba sahip olsalar da sayısız çeşitlilikte antijeni tanıma becerilerine sahiptirler. Bu çeşitlilik her B hücresinin gen segmentlerini birbirinden bağımsız olarak yeniden düzenlemesinden kaynaklanır; bu sayede teorik olarak 100 milyondan fazla farklı antijen tanınabilir.

GÖRSEL Bazı antikor fonksiyonları 1
Antikor fonksiyonları. Antikorlar yabancı organizmaları doğrudan yok edemez; onun yerine çeşitli mekanizmalarla immün yanıtı güçlendirirler. Bunlar arasında birkaç farklı mekanizma bulunur: nötralizasyon, aglütinasyon, presipitasyon, kompleman aktivasyonu, opsonizasyon.
Nötralizasyonda bir antijenin kritik kısımları — epitopları — maskelenir. Antikor antijenin epitoplarını kapattığında antijenin vücut hücrelerine tutunması ve zarar vermesi engellenir. Kompleman aktivasyonu ve nötralizasyon, vücut koruması açısından en kritik mekanizmalar olarak değerlendirilir.
Aglütinasyonda antikor birden fazla antijenle aynı anda bağlantı kurarak kümelenme oluşturur. Bu kümelenme patojenlerin vücutta dağılmasını engeller; nötrofil ve makrofajların yabancı maddeleri tek tek değil toplu olarak işlemesini sağlar.
Presipitasyonda antikorlar çözünür antijenlerle çoklu bağlantılar kurarak büyük kompleksler oluşturur. Bu kompleks yapının çözünebilme özelliği kaybolur, çökelti meydana gelir ve fagositoz kolaylaşır.

GÖRSEL Bazı antikor fonksiyonları 2
Kompleman aktivasyonunda antijen-antikor kompleksi oluştuğunda antikorun kök kısmı C1 kompleman proteinine bağlanır. Kompleman sistem devreye girerek hem MAC oluşturarak hem inflamatuar yanıtı güçlendirerek hem de fagositozu geliştirerek süreci destekler.
Opsonizasyonda antikorlar mikrop yüzeyini kaplayan opsoninler olarak işlev görür. Antikorun kol kısmı mikroba, kök kısmı ise fagositik hücrenin reseptörüne bağlanır; bu çift bağlanma fagositozu büyük ölçüde kolaylaştırır.
B hücrelerinin bu güçlü antikor yanıtı, klonal seçim ve hafıza hücreleri aracılığıyla nasıl kalıcı bir bağışıklık oluşturduğu sorusunu gündeme getirir — bir sonraki bölümün konusu bu.
Sonuç olarak,
Konuya ilişkin bilginizi tamamlamak ve kendinize seviye atlatmak için önceki ve sonraki yazılara göz atmayı ihmal etmeyin. Linklere aşağıdan ulaşabilirsiniz.
SSPS - level up yourself
Bu ve sitemizde yer alan diğer yazılar SSPS spor ve sağlık bilimleri kütüphanesi kaynakları kullanılarak hazırlanmıştır.



