top of page

Eksternal Savunma Hatları

  • 22 Ağu 2024
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 29 Nis

İnsan vücudu, dış çevredeki olası zararlı maddelerden büyük ölçüde deri sayesinde korunur; ancak dışarıyla doğrudan temas halinde olan iç yüzeyler de bu savunmada etkin rol üstlenir. Vücudun ilk savunma hattını oluşturan bu engeller ikiye ayrılır: fiziksel bariyerler ve kimyasal bariyerler. Sindirim, genitoüriner ve solunum sistemleri her ikisini de bünyesinde barındırarak patojen girişine karşı koordineli bir koruma sağlar.


Deri. Deri epidermis ve dermis olmak üzere iki temel katmandan oluşur. Altında yatan karmaşık yapıyı dış çevreden fiziksel olarak koruduğu gibi bağışıklık mekanizmalarında da aktif olarak yer alır.


GÖRSEL  Derinin katmanları ve reseptörler

Epidermis. Epidermis, derinin en dış katmanıdır ve çok katlı epitel hücrelerden meydana gelir. Bu hücreler doğrudan kan beslemesine sahip olmadığından madde alışverişleri difüzyonla gerçekleşir. Alt katmanlarda üretilen keratinosit hücreleri olgunlaşırken yukarı doğru itilir; yeterli besin alamadıkları için zamanla ölür ve yüzeyde sert, fibröz bir protein olan keratin tabakasını oluştururlar.


Keratinize tabaka hava geçirmez ve suya karşı oldukça dayanıklıdır; hem vücuttaki hayati maddelerin dışarı sızmasını hem de zararlı maddelerin içeri girmesini önler. Epidermisin yaklaşık dört haftada bir yenilenmesi, yüzeydeki mikroorganizmaların düzenli olarak uzaklaştırılmasına da katkı sağlar.


Epidermis, bakterileri ve toksik maddeleri fiziksel olarak engellemenin yanı sıra yapısındaki enzimler aracılığıyla bazı kanserojen maddeleri de etkisiz hale getirebilir. Bununla birlikte başta lipofilik maddeler olmak üzere bazı yabancı maddeler hücre zarından geçerek vücuda sızabilir.


GÖRSEL  Epidermal ve dermal hücreler

Epidermisin savunma kapasitesi yalnızca fiziksel bir bariyer işlevi görmekle sınırlı değildir; yapısında çeşitli bağışıklık hücreleri de yer alır. Langerhans hücreleri (dendritik hücre), fagositik özellik taşır; yabancı maddeyi yutarak bağışıklık sistemini uyarır. Melanositler ise koyu pigment melanini üreterek cildin UV ışınlarına karşı korunmasını sağlar. T lenfositler, yabancı hücrelere saldıran bağışıklık hücreleridir ve derinin her iki katmanına da dağılmış halde bulunur.


Dermis. Epidermisin altında yer alan dermis; elastin (esneklik) ve kolajen lifler (doku direnci) içerir, bol miktarda kan damarına sahiptir. Yapısında makrofajlar, mast hücreleri ve lenfositler barındırarak bağışıklık yanıtını destekler. Epidermisi aşıp dermisin içine sızan bakteri ve virüsler, buradaki makrofajlar tarafından fagosite edilerek etkisiz hale getirilir.


Derinin kimyasal savunması. Derideki yağ bezleri (sebase bezler) sebum adı verilen yağlı bir madde salgılar. Sebum, deri yüzeyinde koruyucu bir film tabakası oluşturur; içerdiği doymamış yağ asitleri pek çok patojenik bakteri ve mantar için inhibe edicidir. Kısmen bu salgı sayesinde derimizin pH'ı 3-5 arasında kalır; bu asidik ortam, mikroorganizmaların yaşamayı tercih etmediği bir alan yaratır.


Lizozim ise gözyaşı, tükürük, ter ve doku sıvılarında bulunan ve bazı bakterilerin hücre duvarını parçalayabilen güçlü bir enzimdir; göz yüzeyi de bu sayede kendi savunma hattına sahip olur.


Sindirim sistemi. Tükürük, lizozim başta olmak üzere çeşitli antimikrobiyal enzimler içerir; bu sayede ağız boşluğu ilk kimyasal savunma noktalarından birini oluşturur. Mideye ulaşan patojenleri bekleyen güçlü bir engel daha vardır: gastrik sıvı. Hidroklorik asit, enzimler ve mukustan oluşan bu sıvının pH'ı 1.2-3.0 arasında seyreder ve gıdayla yutulan bakterilerin büyük çoğunluğunu ile bakteriyel toksinlerin büyük bölümünü etkisiz kılar.


GÖRSEL  İntestinal nodüller

Mideyi geçmeyi başaran bakteriler için ince bağırsak duvarında bir sonraki engel hazır bekler: Peyer plakları. Bu özel lenfoid yapılar bakterileri tutarak bağışıklık hücrelerine sunar. Kalın bağırsağa ulaşan patojenler ise burada kalıcı olarak yaşayan mikrobiyal toplulukla karşılaşır; bu kommensal flora, patojenlerin yerleşmesini ve çoğalmasını doğal yollarla baskılar.


Genitoüriner sistem. Genitoüriner sistemde yabancı maddeler için oldukça zorlu koşullar söz konusudur. İdrar ve vajinal salgının asidik yapısı mikroorganizmaların tutunmasını ve üremesini güçleştirir. İdrarın düzenli olarak mesaneyi ve üretrayı yıkaması ise bakteri kolonizasyonunu mekanik olarak önleyen kritik bir işlevdir.


Bu yüzden yeterli sıvı tüketimi genitoüriner bağışıklık için doğrudan önem taşır. Buna ek olarak, bu organlarda üretilen mukus, içeri girmeye çalışan partikülleri yakalar; tutulan partiküller fagositler tarafından etkisiz hale getirilir ya da idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırılır.


Solunum sistemi. Ventilasyon sırasında dış havayla temas eden solunum yolu yüzeyinin alanı, deriye kıyasla yaklaşık 30 kat daha geniştir; bu durum onu potansiyel patojenler için cazip ama aynı zamanda yoğun biçimde korunan bir giriş kapısı haline getirir.


Burun girişindeki kıllar iri partikülleri mekanik olarak filtreler. Bademcikler ve geniz eti, solunumla gelen patojenlere karşı bağışıklık koruması sağlayan stratejik doku yapılarıdır; akciğerlerdeki alveollerde ise fagositik yeteneklere sahip özel makrofajlar görev yapar.


GÖRSEL  Silyaların mukusu yukarı itişi

Solunum yolunun alt kısımlarında ise milyonlarca silya durmaksızın hareket eder. Silyaların üzeri mukusla kaplıdır; bu koordineli hareket mukusu, üzerine yapışmış partiküller ve mikroorganizmalarla birlikte sürekli olarak yukarı, boğaza doğru iter. Kirli mukus tükürülerek ya da yutularak vücuttan uzaklaştırılır.


Mukusun içinde ayrıca bakterilerin epitel hücrelere tutunmasını engelleyen antikorlar bulunur. Öksürük ve hapşırık refleksleri ise hava yoluna sızan tahriş edici maddelere karşı son savunma hattını oluşturur.


Tüm bu fiziksel ve kimyasal engellere rağmen bazı patojenler vücudun içine sızmayı başarır. İşte bu noktada bağışıklık sisteminin ikinci hattı devreye girer: lökositler ve lenfoid dokular — bir sonraki bölümün konusu.


Sonuç olarak,


Konuya ilişkin bilginizi tamamlamak ve kendinize seviye atlatmak için önceki ve sonraki yazılara göz atmayı ihmal etmeyin. Linklere aşağıdan ulaşabilirsiniz.


SSPS - level up yourself

Bu ve sitemizde yer alan diğer yazılar SSPS spor ve sağlık bilimleri kütüphanesi kaynakları kullanılarak hazırlanmıştır.

Hey! Sayfanın Sonundasın.

Ücretsiz hizmetlerimizi denedin ve daha fazlasını mı istiyorsun? Öyleyse, bize amacınla ilgili biraz bilgi vermeni istiyoruz. Bu sayede sana hedefine yönelik nasıl yardımcı olabiliceğimizi detaylıca açıklayabilir ve karar vermeni kolaylaştırabiliriz. Aşağıdaki iletişim kutusunu doldurmak beş (5) dakikanı almayacaktır, yakında tekrar görüşmek dileğiyle ;) 

 

bottom of page