Arterler, Kapiller ve Venler
- 3 Şub 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 May
Vasküler sistem, kanın dokulara ulaştırılması ve yeniden kalbe taşınması için farklı yapıdaki damarların uyumlu çalışmasına dayanır. Arterler, kapiller ve venler bu sistemin temel halkalarıdır. Her birinin duvar kalınlığı, elastikiyeti ve akışı düzenleme kapasitesi birbirinden belirgin biçimde farklıdır.
Arterler. Arterler kalpten çıkan kanı yüksek basınç altında dokulara taşır. Kalbe yakın konumdaki elastik arterler sistol sırasında genişleyerek basınç enerjisini depolar; diyastolde geri büzülerek bu enerjiyi serbest bırakır. Bu basınç rezervuarı işlevi sayesinde kalp gevşeme evresinde bile kan akışı kesintisiz sürer.
Elastik arterlerden daha küçük olan müsküler arterler kanı belirli organlara dağıtır. Bu damarlar elastik arterlere kıyasla daha az esnek olmakla birlikte vazokonstriksiyon kapasitesi daha yüksektir. Müsküler arterler organa girdiklerinde arteriyollere dallanarak mikrosirkülasyona bağlanır.

GÖRSEL Aorta ve basınç rezervuarı
Sol ventrikülden fırlatılan kan aortaya girdiğinde damar duvarını esnetir. Kardiyak basınç azaldığında aort duvarının elastik geri dönüşü akışı sürdürür. Sistolik basınç kasılma evresindeki tepe değerini, diyastolik basınç ise bu elastik geri dönüş kuvvetinin damar duvarına yansımasını ifade eder.
Arterlerden daha küçük çaplı olan arteriyoller, kanın kapiller yataklara kontrollü biçimde iletilmesini sağlar. Direnç damarları olarak tanımlanan bu yapılar, hangi dokuya ne kadar kan yönlendirileceğini belirleyen temel düzenleyicilerdir. Tunica media'larındaki düz kas lifleri sempatik uyaranlara, hormonlara ve lokal metabolitlere hızla yanıt vererek vazokonstriksiyon veya vazodilatasyon oluşturur.

GÖRSEL Arteriyollerde sempatik kontrol
Arteriyolden çıkan akış önce metarteriyole yönelir. Kapiller dalların giriş noktalarındaki prekapiller sfinkterler birer vana gibi çalışır; açılıp kapanarak belirli kapiller ünitelerin aktif olup olmayacağını belirler. Böylece dokunun yalnızca ihtiyaç duyan bölgeleri perfüze edilir.
Kapiller. Kapillerler dolaşım sisteminin en ince damarlarıdır ve yalnızca tek katlı endotelyumdan oluşur. Bu minimal yapı difüzyonu kolaylaştırır; eritrositler kapillerden tek sıra hâlinde geçerek oksijen ve besinleri kısa mesafede hücrelere iletir. Endotel hücreleri arasındaki yarıkların genişliği dokuya göre değişir ve kapiller geçirgenliği bu yapısal farklılıkla doğrudan ilişkilidir.

GÖRSEL Mikrosirkülasyonda sfinkter fonksiyonu
Üç temel kapiller tipi bulunur. Sürekli kapillerler en az geçirgen olanıdır; kas, akciğer, deri ve merkezi sinir sistemi gibi çoğu dokuda bulunur. Beyin kapillerlerinde endotel hücreleri sıkı bağlantılarla birleşerek kan-beyin bariyerini oluşturur.
Fenestreli kapillerler porları sayesinde daha geçirgendir ve böbrek ile bağırsak gibi yoğun alışveriş gerektiren dokularda yer alır. Sinüzoidler ise en geniş ve en geçirgen yapıya sahiptir; karaciğer ve kemik iliğinde büyük moleküllerin geçişine izin verir.

GÖRSEL Kapillerin yapısı
Kıkırdak dokuda kapiller bulunmaz; beslenme difüzyonla çevre bağ dokudan sağlanır. Bu nedenle kıkırdağın iyileşme süresi damarlanmış dokulara kıyasla belirgin biçimde uzundur. Kapillerdeki madde geçişi difüzyon, transitoz veya hücreler arası yarıklardan gerçekleşir; bu süreçlerin etkinliği dokudan dokuya farklılık gösterir.
Mikrosirkülasyon olarak tanımlanan bu sistem terminal arteriyolden kapiller yatağa ve oradan postkapiller venüllere uzanır. Egzersiz sırasında kan iskelet kaslarına yönlendirilirken sindirim organlarından uzaklaşır. Yemek sonrası yapılan antrenmanlarda yaşanan mide rahatsızlığı bu dinamik kan dağılımının doğal bir sonucudur.

GÖRSEL Kapillerde madde alış-verişi
Venüller ve venler. Kapillerlerin birleşmesiyle oluşan postkapiller venüller, yapılarındaki küçük porlar sayesinde sınırlı madde alışverişine izin verir. Venüller birleştikçe daha geniş lümenli ve ince duvarlı venlere dönüşür. Vücuttaki toplam kanın yaklaşık %65'i venlerde depolanır; bu nedenle venler rezervuar damarlar olarak tanımlanır.
Venlerin tunica media'sı zayıf olmakla birlikte tunica adventitia'sı gelişmiştir. Bu yapı venleri düşük basınç altında büyük miktarda kan taşıyabilen damarlara dönüştürür. Venöz kapakçıklar ise tunica intima'nın kıvrımlarından oluşur ve kanın geri akmasını engeller.

GÖRSEL Ven ve artein yapısal farkı
Özellikle bacak venlerinde kapakçıklar iskelet kası pompasıyla birlikte çalışır; kasların ritmik kasılması venleri sıkıştırarak kanı kalbe doğru iter. Bu mekanizma dolaşımın düşük basınçlı bölümünde akışın sürdürülmesi için kritiktir. Kapakçık yetmezliği geliştiğinde kan geriye kaçar ve varis gibi venöz problemler ortaya çıkar.

GÖRSEL Venöz kapakçıklar
Damarların bu yapısal farklılıkları kanın güvenli ve kontrollü taşınmasını mümkün kılar. Bir sonraki başlıkta bu dolaşım ağında taşınan sıvının temel bileşenleri; kanın fonksiyonları ve yapısı ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.
Sonuç olarak;
Konuya ilişkin bilginizi tamamlamak ve kendinize seviye atlatmak için bu yazıyı tekrar okumayı, önceki ve sonraki yazılara göz atmayı ihmal etmeyin. Linklere aşağıdan ulaşabilirsiniz.
SSPS - level up yourself
Bu ve sitemizde yer alan diğer yazılar SSPS spor ve sağlık bilimleri kütüphanesi kaynakları kullanılarak hazırlanmıştır.



